Ömer Kavur, Fransa'da sinema eğitimi almıştı, 1974'lerde. sonra Türkiye'ye geldi, ilk filmlerini yaptı. Ömer Kavur, "Yatık Emine", "Yusuf ile Kenan" filmleri ile ödüller kazanmıştı hemen. sonra, "Ah Güzel İstanbul" filmini yaptı. 12 Eylül 1980 Darbesi ardından, Ömer Kavur, yaptığı yeni filmlerle sinema dünyasındaki saygınlığını kanıtladı, sinemacı olarak uluslararası alanda da başarılar kazandı. "Kırık Bir Aşk Hikayesi", "Gece Yolculuğu", "Anayurt Oteli", sonra da "Gizli Yüz" filmleri ile bir "Ömer Kavur Sineması" meydana gelmiş oluyordu.
Ömer Kavur, edebiyat eserlerinden sinema uyarlamaları yapmaktan hoşlanmıştı, Selim İleri'nin "Kırık Bir Aşk Hikayesi", Yusuf Atılgan'ın "Anayurt Oteli", Orhan Pamuk'un "Gizli Yüz" gibi edebî eserlerini sinemalaştırdı.
Ömer Kavur nasıl bir yönetmendi? Fransız sinemasından etkilenmesi doğaldı, Paris'te sinema eğitimi alırken, bir çok sinemacı ile tanışmış, çalışmıştı. bu açıdan, sinemasında, örneğin oyunculara yönelmesi, daha çok oyuncularının oyunculuk gücüne güvenmesi, Fransız sinemasından aldığı bir alışkanlık idi. sonraları, fotoğraf sanatına, mekân araştırmalarına daha çok ağırlık vermesi de, Fransız sineması ile daha mesafeli bir ilişki kurmasına bağlıydı. Ömer Kavur, bir sinema felsefesine sahip bir yönetmendi, yıllar geçtikçe, sinema felsefesini geliştirdi, derinleştirdi. Ömer Kavur'un sinemasında, psikolojik eleştiri ve analiz, sosyal eleştiri ve analiz, sinemasal hassasiyetler, sinema araçları ile -örneğin kamera ile- yaşadığı deneyimler vardır.
Ömer Kavur'un oyuncuları arasında, Kadir İnanır, Müjde Ar, Hümeyra, Macit Koper, Aytaç Arman, Zuhal Olcay, Fikret Kuşkan, Mehmet Aslantuğ gibi oyuncular vardı. Ömer Kavur, seçtiği sinema ekibiyle uyumlu bir sinemacı idi, görüntü yönetmenleri, kameramanları, kurgucuları, dekorcuları, kostümcüleri, ışıkçıları ve set ekibi ile, "Ömer Kavur Sineması", yıllarca etkileyici bir sinema olarak yaşadı. Ömer Kavur, sinema sanatının teknik ve estetik güçlerini sonuna dek kullanmıştı, bazı filmlerinde daha mütevazi bir seçim yaparken, çoğu kez, ayrıntılarına değin ustalığını yansıtmıştı sinemasında.
"Ömer Kavur Sineması", Türkiye'nin ve dünyanın 20. Yüzyıl'daki tarihinde saygın bir yer edinmeyi başarmıştır. Paris'te bir sinema okulu öğrenciliği ile başladığı sinemacılığında, Ömer Kavur, hiç bir etik ve estetik yanlışa kapılmadan yaşamayı bilmişti, hem gerçek yaşamında, hem de sinema yaşamında, içtenlikli, dürüst, özeleştirel ve akılcı bir insandı.
SİNAN ÖNER
Ömer Kavur, edebiyat eserlerinden sinema uyarlamaları yapmaktan hoşlanmıştı, Selim İleri'nin "Kırık Bir Aşk Hikayesi", Yusuf Atılgan'ın "Anayurt Oteli", Orhan Pamuk'un "Gizli Yüz" gibi edebî eserlerini sinemalaştırdı.
Ömer Kavur nasıl bir yönetmendi? Fransız sinemasından etkilenmesi doğaldı, Paris'te sinema eğitimi alırken, bir çok sinemacı ile tanışmış, çalışmıştı. bu açıdan, sinemasında, örneğin oyunculara yönelmesi, daha çok oyuncularının oyunculuk gücüne güvenmesi, Fransız sinemasından aldığı bir alışkanlık idi. sonraları, fotoğraf sanatına, mekân araştırmalarına daha çok ağırlık vermesi de, Fransız sineması ile daha mesafeli bir ilişki kurmasına bağlıydı. Ömer Kavur, bir sinema felsefesine sahip bir yönetmendi, yıllar geçtikçe, sinema felsefesini geliştirdi, derinleştirdi. Ömer Kavur'un sinemasında, psikolojik eleştiri ve analiz, sosyal eleştiri ve analiz, sinemasal hassasiyetler, sinema araçları ile -örneğin kamera ile- yaşadığı deneyimler vardır.
Ömer Kavur'un oyuncuları arasında, Kadir İnanır, Müjde Ar, Hümeyra, Macit Koper, Aytaç Arman, Zuhal Olcay, Fikret Kuşkan, Mehmet Aslantuğ gibi oyuncular vardı. Ömer Kavur, seçtiği sinema ekibiyle uyumlu bir sinemacı idi, görüntü yönetmenleri, kameramanları, kurgucuları, dekorcuları, kostümcüleri, ışıkçıları ve set ekibi ile, "Ömer Kavur Sineması", yıllarca etkileyici bir sinema olarak yaşadı. Ömer Kavur, sinema sanatının teknik ve estetik güçlerini sonuna dek kullanmıştı, bazı filmlerinde daha mütevazi bir seçim yaparken, çoğu kez, ayrıntılarına değin ustalığını yansıtmıştı sinemasında.
"Ömer Kavur Sineması", Türkiye'nin ve dünyanın 20. Yüzyıl'daki tarihinde saygın bir yer edinmeyi başarmıştır. Paris'te bir sinema okulu öğrenciliği ile başladığı sinemacılığında, Ömer Kavur, hiç bir etik ve estetik yanlışa kapılmadan yaşamayı bilmişti, hem gerçek yaşamında, hem de sinema yaşamında, içtenlikli, dürüst, özeleştirel ve akılcı bir insandı.
SİNAN ÖNER