sabato 9 febbraio 2013

Mikhalkov Sineması

Rus Yönetmen Nikita Mikhalkov, Sovyetler Birliği yıllarında, Brejnev Dönemi'nde sinema filmleri yönetmeye başlamıştı. Mikhakov Sineması'nın ilk filmlerinde, Brejnev Dönemi'nin sosyal atmosferi yansımıştı. Nikita Mikhalkov, "Beş Akşam" filminde "melankoli" ve "kasvet" atmosferinde geçen öyküler anlatmıştı.
Çehov'un Mikhalkov'u en çok etkileyen yazarlardan biri olduğunun bir kanıtı, "Mekanik Bir Piyano İçin Çalınmamış Parça" filmiydi, Mikhalkov, Çehov'un bir öyküsünü sinemaya uyarlamıştı.
Brejnev'in ardından, Andropov ve Çernenko Dönemleri yaşanmıştı Sovyetler Birliği'nde, Mikhalkov bu yıllarda yeni filmlerinin hazırlıklarını yapmıştı. Mikhalkov Sineması, Gorbachev Dönemi'nde ve daha sonra Sovyetler Birliği'nin dağılması ardından Yeltsin Dönemi'nde yeni filmler üretmiş, dünyanın çeşitli ülkelerindeki film festivallerinde ödüller kazanmıştı. Mikhalkov, bu yıllarda, "Siyah Gözler", "Sibirya Berberi", "Urga" gibi önemli filmler yönetmişti.
Nikita Mikhalkov, Putin Dönemi'nde filmler yönetmeye devam ediyor.
Mikhalkov Sineması, hem oyuncularının performansı ile, hem dekor, kostüm ve senaryo anlayışı ile, hem de kamera yönetimi ile, dünyanın saygın sinemalarından biridir. Nikita Mikhalkov, tarih ve sinemayı birbirine yaklaştırmaktan hoşlanan bir sinemacıdır aynı zamanda, belgesel değeri yüksek tarih filmleri yönetmekten kaçınmıyor Mikhalkov.
SİNAN ÖNER

sabato 12 gennaio 2013

Chaplin Sineması

Amerikalı Yönetmen, Oyuncu, Müzisyen, Senarist ve Yazar Charles Chaplin, sinema sanatının ilk ustalarından biridir. Chaplin, İngiltere'den Amerika'ya, kardeşinin çalıştığı Holywood'a taşındıktan itibâren, sinema yapmaya başlar, "komedi sineması"nın ilk önemli ustalarından biri olur. Chaplin Sineması, önce "komedi sineması"dır, sonra da "trajikomik sinema"ya dönüşür. 
Charles Chaplin, tiyatro oyunculuğundan sinema oyunculuğuna geçmiş bir aktördür; Chaplin'in oyunculuğunda, doğallık, disiplin, doğaçlama, senaryo ustalığı vardır. 
Charles Chaplin, aynı zamanda bir bestecidir, bir müzisyendir. "komedi filmleri"nin müziklerini çoğu zaman Charles Chaplin bestelemiştir.
Charles Chaplin'in filmleri arasında, "Şarlo Diktar", "Şarlo Filmleri", "Modern Zamanlar", "Şehir Işıkları", "Mösyö Verdoux" gibi filmler vardır. Charles Chaplin, filmlerinin çoğunda aynı zamanda oyunculuk yapmıştır, Chaplin'in filmlerinde oynattığı oyunculardan biri de, Mary Pickford'dur.
Charles Chaplin, Douglas Fairbanks ve Buster Keaton ile aynı dönemde filmler yapmıştı, Holywood'un ilk dönemlerinin ustalarıydı.
Charles Chaplin, "Modern Zamanlar" filminde yansıttığı gibi, bir "sosyal eleştirmen" gibi davranmış, 20. Yüzyıl'ın ilk dönemindeki Batı dünyasının "kapitalizm"ini ve genelde sosyal gerçekleri eleştiri konusu yapmıştır. Charles Chaplin, "yabancılaşma", "otomatlaşma", "kapitalist sömürü" gibi konuları filmlerinde işlemiş, "birey ve toplum" ilişkilerini ele almıştır.
teknik alanda ise, Charles Chaplin, "sessiz sinema"nın ustası idi, "siyah-beyaz" filmlerdeki ustalığını "renkli" filmlerde de göstermişti. Chaplin Sineması, ahlâk açısından "ciddî" bir sinema olduğu gibi, "teknoloji" ile de bağlı bir sinemadır, "teknoloji"ye eleştirel bir yaklaşımı olduğu gibi, yeni teknikleri kullanmaktan da kaçınmamıştı. Chaplin Sineması, "modern insan"ın "dram"ını ele alan, "trajikomik" sosyal gerçekleri eleştirmekten korkmayan bir sinema idi. Chaplin Sineması, geleceğe doğru yönelmiş, ama, gerçekliğin tarih boyutunu da kavramış bir sinema idi, "eleştirel gerçekçilik" akımına bağlı bir sinema idi.
SİNAN ÖNER       

mercoledì 9 gennaio 2013

Eisenstein Sineması

Sergei Eisenstein, sinemaya 1917 Sovyet Devrimi'nden önce başlamıştı. Eisenstein'ı anlamak için, yazdığı "Sinema Dersleri", "Film Duyumu" ve "Film Biçimi" kitaplarını okumak gerekir. Eisenstein'in gerçek sinemacı kariyeri ise, 1917 Sovyet Devrimi sonrası kurulan Sovyetler Birliği'nin ilk yıllarında başladı. 
Eisenstein, sinemaya "diyalektik ve tarihsel materyalizm"i uygulamak için her türlü tekniği kullanmış, sinema sanatının vardığı tüm gelişme basamaklarından yararlanmıştı. Eisenstein, "mucizevî" karakteri ile sinemaya yönelmişti. "Potemkin Zırhlısı", "Ekim", "Grev", "Korkunç İvan", "Alexander Nevski" gibi filmleri, hâlâ sinema okullarında ders filmleridir, festivallerde hâlâ gösterilir. Eisenstein, iyi bir sinema yönetmeni olduğu gibi, iyi bir sinema yazarıdır, iyi bir senarist ve iyi bir öykücüdür. Sergei Eisenstein'a göre, sinema sanatının gelişmesi, insanlık tarihinin vardığı yeni bir toplumsal biçimin işâretidir, sosyalizmle sinema sanatı arasındaki uyum, hem içerikçe bir uyumdur, hem de tekniğin vardığı düzey açısından bir uyumdur. kapitalizm, sinema sanatının ilk örneklerinin yaratılmasında rol oynamıştı, ama, sinemayı asıl devindirecek, çoğaltacak toplumsal biçim sosyalizmdir. sosyalizm, ama, Marxist anlamda bir sosyalizm, işçi sosyalizmi, sinema sanatını en yüksek seviyelere çıkaracaktır. sinema ile felsefe arasında kurduğu bağ, Eisenstein'a tüm felsefe tarihini düşündürmüştür, sinema, "diyalektik" bir sanattır, "materyalist" bir sanattır, antik çağ Yunan filozoflarından modern Marxizm'e kadar, felsefe tarihinde sinema sanatının nüvelerini ya da bir açıklamasını bulmak mümkündür, sinema sanatı, "algı felsefesi" açısından da, "pozitivizm" açısından da, keşfedilmesi doğal bir sanattır, sinema sanatının felsefî gücü neredeyse sınırsızdır, sonsuz olanakları vardır felsefece.
Sergei Eisenstein Sineması, sessiz ve siyah-beyaz film döneminin başarabileceği herşeyi başarmıştı. sessiz ve siyah-beyaz film tekniklerini sonuna dek kullanmıştı Eisenstein, daha sonra renkli-film tekniklerini kullanmaya başlamıştı. Eisenstein, sinema sanatını bir endüstriye dönüştürmüş ilk sinemacılardan biriydi. sinemanın endüstrileşmesinde, Eisenstein Sineması bir esin kaynağı olmuştur.
SİNAN ÖNER

lunedì 7 gennaio 2013

Yusuf Kurçenli Sineması

Yusuf Kurçenli Sineması, Metin Erksan Sineması gibi, daha çok edebiyat uyarlamalarına yönelmiş bir sinemadır, Yönetmen Yusuf Kurçenli'nin sinemaya uyarladığı yazarlar arasında Sabahattin Âli, Rıfat Ilgaz, Melih Cevdet Anday vardır. Yusuf Kurçenli, Sabahattin Âli'nin "Gramafon Avrat", Rıfat Ilgaz'ın "Karartma Geceleri", Melih Cevdet Anday'ın "Raziye" eserlerini sinemaya uyarlamıştı.
Yusuf Kurçenli, TRT ve başka TV kanallarında TV dizileri ve TV filmleri de hazırlamıştı. Yusuf Kurçenli, hem sinemada, hem de TV filmlerinde, benzer sinemasal ilkeleri uygulamış, aynı ölçüde başarılı olmuştur. 
Yusuf Kurçenli'nin teknik becerileri, filmlerinin ulusal ve uluslararası festivallerde gösterimini sağlamıştı. Yusuf Kurçenli, belgesel filmler de hazırladı, sinemayı çok yönlü bir sanat olarak algılayan Yusuf Kurçenli, "sosyalist realizm"i sinemaya uygulama yönünde bir çok başarı kazanmıştı.
Yusuf Kurçenli'nin filmlerinde oynattığı oyuncular arasında, Tarık Akan, Türkân Şoray, Halil Ergün, Kadir İnanır gibi usta oyuncular vardır.
Yusuf Kurçenli Sineması, senaryo yapıları ve öyküleri ile izleyiciyi etkileyen bir sinemadır. Yusuf Kurçenli Sineması, kamera ile öykü -ya da oyuncular ve dekor- arasında doğal bir ilişki kurar, yapaylıktan uzak bir sinemadır. Yusuf Kurçenli Sineması, tarihî ve günlük değerlerin gelişmesini, bir "dram" atmosferinde sinemalaştırır, toplumsal eleştirileri estetik arayışların ardında belli eder, sinemasal özelliklerin ve zenginliklerin gerçekleşmesini öncelikli kabûl eder.
SİNAN ÖNER      

domenica 6 gennaio 2013

Metin Erksan Sineması

Metin Erksan Sineması, felsefe ile tasavvufun, realizm ile mistisizmin, sıradan halkla entelektüellerin birarada yaşadığı "diyalektik" bir sinemadır. Metin Erksan, Marxizm bilgisi ile, İslâm'dan Hristiyanlığa, Yahudilikten Budizme, farklı dinlerin birarada yaşadığı bir coğrafyanın bilinciyle filmler yapmıştı. Metin Erksan, bir sinema filozofu idi, aynı zamanda bir felsefe işçisiydi sanki, düşünce ile yaklaşıyordu sinemaya, felsefe ile yaklaşıyordu.
Metin Erksan, "Susuz Yaz" ile, Necati Cumalı'nın bir eserini sinemaya uyarlamıştı, "Susuz Yaz" büyük bir gişe başarısı elde etti, ulusal ve uluslararası festivallerde ödüller kazandı. Metin Erksan, "Susuz Yaz"da, "köy gerçeği"ne, Ege Köyleri bağlamında eğilmişti. 
"Sevmek Zamanı" filmi, Metin Erksan'ın aşk felsefesi'ni yansıtan bir filmdi, ödüller kazanmıştı. 
Metin Erksan'ın "Yılanların Öcü" filmi de, Fakir Baykurt'un romanından sinemaya uyarlama idi. "Yılanların Öcü" filmi, ulusal ve uluslararası festivallerde ödüller kazanmıştı. 
Metin Erksan'ın daha önce yaptığı "Dokuz Dağın Efesi" filmi de başarılı bir filmdi.
Metin Erksan, "Kuyu" filmiyle, mistisizm, gerilim, realizm eğilimlerini sürdürmüştü.
Metin Erksan'ın filmlerinde oynattığı oyuncular arasında, Hülya Koçyiğit, Fikret Hakan, Müşfik Kenter, Fatma Girik, Erol Taş gibi oyuncular vardı. 
Metin Erksan, edebiyat uyarlamaları alanında, en çok uyarlama yapmış sinemacılardan biridir. Necati Cumalı, Fakir Baykurt, Sabahattin Âli, Ahmet Hamdi Tanpınar, Samet Ağaoğlu gibi yazarların eserlerini sinemaya uyarlamıştı Metin Erksan.
Metin Erksan, "Ulusal Sinema" akımının başlıca yönetmenlerinden biriydi. 
Metin Erksan, siyah-beyaz ve renkli sinema filmleri ile, sinema tekniği üzerine de çok düşünmüş bir sinema ustası idi. sinema ile ilgili her konuda Metin Erksan'ın düşünceleri, izlenimleri, deneyimleri vardı. Metin Erksan Sineması, yerel ya da ulusal başarılarla kalmamış, uluslararası alanda da başarılar elde etmiş bir sinemadır. ama, Metin Erksan Sineması, başarıyı yalnızca izleyici sayısında aramayan, başarıyı sinema sanatının içeriğinde ve biçiminde keşfeden bir sinemadır. Metin Erksan Sineması, sinemasal bir "zaman-mekân" bilinci ile hareket eden bir sinemadır. 
SİNAN ÖNER

venerdì 4 gennaio 2013

Zeki Ökten Sineması

Yönetmen Zeki Ökten, komedi, dram ve trajedi sineması yapmıştı, sinema sanatına tiyatrodaki yapısal özellikleri çevirmişti sanki, komedi filmleriyle de, dram filmleriyle de, trajik filmleriyle de başarılı olmuş bir sinemacıydı. Yönetmen Zeki Ökten'in komedi filmleri arasında, "Kapıcılar Kralı", "Düttürü Dünya" gibi gişe başarıları elde etmiş filmler vardı. dram filmleri arasında, "Faize Hücum" gibi filmler vardı. trajik filmleri arasında, "Sürü", "Derman", "Ses", "Kan" gibi filmler vardı. Yönetmen Zeki Ökten, senaryosunu Yılmaz Güney'in yazdığı "Sürü" filmiyle ulusal ve uluslararası festivallerde ödüller kazanmıştı.   
Yönetmen Zeki Ökten, sinema sanatına önemli katkılar yapmış, önemli filmler kazandırmıştı.
Yönetmen Zeki Ökten'in teknik becerileri gibi oyuncu yönetimindeki ustalığı, senaryoya hâkim sinemasal akıl gücü, sinema anlayışı, sinema izleyicilerini etkileyen bir çok film yapmasının subjektif zeminini meydana getiriyordu, "hümanist sinema"nın ilk temsilcilerinden biriydi Yönetmen Zeki Ökten.
Yönetmen Zeki Ökten'in filmlerinde oynattığı oyuncular arasında, Kemal Sunal, Tarık Akan, Melike Demirağ, Tuncel Kurtiz, Genco Erkal, Hülya Koçyiğit, Yaman Okay, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Rahmi Saltuk gibi güçlü oyuncular vardı. 
Yönetmen Zeki Ökten, Türkiye'nin sosyal yapısını ve sosyal değişmelerini sinemasında özetlemişti. sınıf farklarının yarattığı ekonomik, politik, kültürel, ahlâkî sorunlar, Yönetmen Zeki Ökten'in sinemasında anlatımlarını bulmuştu. Yönetmen Zeki Ökten, bir çok açıdan, Marxizm'i, sosyalist gerçekçi yöntemi sinemaya uygulamış bir sinemacıydı. Yönetmen Zeki Ökten, günlük hayatın getirdiği çelişkileri dram filmlerinde işlerken, tarihî değerlerle günlük burjuva yaşantılarının birbirleri ile çelişkilerini sinemasında ele almıştı. 
Yönetmen Zeki Ökten, bir bilim adamı gibi sinema yapmıştı, sinemanın yalnızca bir sanat olmadığı, aynı zamanda bir bilim olduğu tezini gerçekleştirmek ister gibi filmler yapmıştı. 
SİNAN ÖNER    

venerdì 28 dicembre 2012

Yavuz Özkan Sineması

Yavuz Özkan, sinemaya 1970'li yıllarda başlamıştı, ilk uzun metrajlı filmleri "Demiryol" ve "Maden" ile gişe başarısı elde eden Yavuz Özkan, 12 Eylül 1980 Darbesi sonrası uzun bir süre Fransa'da göçmen olarak kalmıştı. Yavuz Özkan, Fransa'da kaldığı sürede, dünya sinemasını daha yakından tanıdı, Fransız sinemacılarla çalıştı. Türkiye'ye döndüğü yıllarda, "Yağmur Kaçakları", "Film Bitti" gibi filmler yapan Yavuz Özkan, sinema alanındaki eski ününden farklı, yeni bir sinema tarzı deniyordu. "Büyük Yalnızlık", "İki Kadın", "Ateş Üstünde Yürümek" gibi filmlerini de birbiri ardı sıra yaptı. Yavuz Özkan, uluslararası festivallerde ve ulusal festivallerde bir çok ödül kazandı. Yavuz Özkan'ın filmlerinde oynayan oyuncular arasında, Kadir İnanır, Tarık Akan, Cüneyt Arkın, Halûk Bilginer, Ferhan Şensoy, Mehmet Aslantuğ, Sadri Alışık, Meral Oğuz, Serap Aksoy, Sezen Aksu, Hülya Avşar gibi oyuncular vardır.
Yavuz Özkan, daha sonra, "Yengeç Sepeti", "Bir Kadının Anatomisi", "Bir Erkeğin Anatomisi" gibi filmlerini yaptı.
belgeseller, kısa filmler de hazırlayan Yavuz Özkan, sinema sanatının tüm olanaklarını kullanmak isteyen bir sinemacıdır.
Yavuz Özkan, 1995'te, sinema eğitimi vermek amacı ile "Z-1 Film Atelyesi"ni kurdu, sınavla "gündüz" ve "akşam" eğitimi almak üzere elli kadar öğrenci kabûl eden okul, sinemanın farklı alanlarından onlarca eğitimcinin ders verdiği özel bir sinema atelyesi idi. bu atelyeden yetişen bazı öğrenciler, şimdiden sinema ve TV filmleri yapmış, ödüller kazanmış başarılı sinemacılardır.
Yavuz Özkan, ilk dönem filmlerinde, "sosyal içerik" arayışı içindeydi, "Demiryol"da, demiryolu işçilerinin hayatlarını anlatan Yavuz Özkan, "Maden" filminde madencilerin hayatlarını anlatmıştı. "natüralist" ve "realist" eğilimlerini ilk dönem filmlerinde uygulayan Yavuz Özkan, sonraki dönemlerinde, daha "ruhbilimsel" ve daha "bireysel" eğilimlerle filmler yapmıştı. Yavuz Özkan, günlük hayatın eleştirisi, sosyal ruhbilimsel eleştiri, siyasî kültür eleştirisi gibi eleştiri alanlarını sinema sanatında değerlendirmiş, bir anlamda "eleştirel bir realizm"i önermiştir.
Yavuz Özkan, filmlerinde, renk, görüntü, kamera, ışık yönetimi alanlarında özel bir hassasiyet göstermiş bir yönetmen olduğu gibi, senaryo çalışmalarında yaratıcı denemelere açık, oyuncu yönetimi alanında da oyuncuları ile uyumlu bir yönetmenlik çalışması yapan bir sinemacıdır.
Yavuz Özkan Sineması, tarih, günlük hayat, sosyal eleştiri, insanlık durumları, "imajinasyon yaratıcılığı" gibi temel zeminleri ile, Türkiye'nin sinema tarihinde ilgiye değer bir yer edinmiş bir Sinema'dır. Yavuz Özkan Sineması, her filmde yenilik yapmayı, yeni araçlarla, yeni öykülerle, yeni oyuncularla, yeni düşüncelerle davranmayı seçen bir Yönetmen'in Sineması'dır.
SİNAN ÖNER